Tekrar merhaba,

Eren Doğu için hazırladığım bu sayfayı çok mu ihmal ettim sanki, bir önceki postanın üzerinden 3 yıl geçmiş.

Canım oğlum kocaman bir adam oldu, kucaklara sığmıyor, kucaklanmak istemiyorsa "ben bebek değilim" diye atlıyor kucağımdan. 

Bir sürü değişiklik oldu hayatında, Sibel işe başlayınca Esin anne girdi hayatımıza, biz ne şanslı insanlarız, dünyanın en tatlı insanı Esin anne, sadece Eren Doğu'ya değil, bize de annelik yapar oldu.
Bundan sonrası gene Esin annesinin "varlığı sayesinde" veya Eren Doğu açısından bakılırsa "yüzünden" olan şeyler gibi. 

Önce Eren Doğu'nun kardeşi olacağını öğrendik.
Eren Doğu'ya kardeş isteği Esin anneden de aldığımız güçle hayata geçti ve Eren, bir kardeşi olacağını annesinin telefonla Asu'ya haber vermesi sırasında öğrendi. 

Ece Zeynep'i beklerken Eren Doğu için de yeni bir dönem başlıyordu, erken veya değil, pek tartışmaya açık olmadan ve Eren'e de pek sorulmadan, üniversiteden arkadaşımız Nazlı'nın işlettiği, evimize çok yakın bir yerdeki Neşe Erberk anaokuluna  2012 Ağustos'unda başlayıverdi. 

Eren Doğu SX-AK 1.6 i.e. 4wd

Beklediğimize değmiş, zira 10 numara bir oğul, son model; paşa mı paşa, pek ağlamayan, yatsı okundu mu dönüp arkasını yatan, azıcık kucaklamayla çok mutlu olan, anne babayı üzmeyen bir Eren Doğu...

Ele avuca gelmeye başladı, tam kucaklamalık.
Yanaklar da öyle bir toplandı ki, sündürerek öpmesi baldan tatlı.

"Bebekler çok öpülmesin"miş ama gel de sen öpme be doktorcum. Yaz bebesi bu, cıscıbıl, boynu da ekşi ekşi kokuyor, öpmeyeni dövüyorlar.



Kahkaha atmayı öğrendi, çok iyi beceremese de gayretli, yalnız anneye kahkaha atıyor, diğer herkese gülümsüyor. Ama kucakta gezmek için beni tercih ediyor; hem daha konforlu hem de annesini daha rahat görüyor, kahkalar atıyor.

Tükmük üretimi de çok arttı, yakalarını sırılsıklam ettiği badilerden günde 3-4 tane değiştiriyor, bence kurutup tekrar giydirmeli...

Eren Doğu annesinin ve hatta dayısının bir kopyası, dominant anne, no-minant baba.
Bir de benim esmerlik katsayımı düşününce "du bakali" diyoruz, "büyüdükçe değişir".
Boşver değişmesin, iyi böyle...

Güzel büyüyor oğlum, mutlu büyüyor, 5 aylık oldu bile, çevresine daha bir dikkatli bakıyor, inceliyor, dinliyor, insanları "annem ve diğerleri" şeklinde ayırdediyor.

Son bir aydır elini keşfetti, bize dokunmaya başladı, yavaş yavaş yakınındaki cisimleri de tutmaya çalışıyor.

Başparmağını mama öncesi aperatif olarak emiyor, cok cok coklatarak. Sabah uyanmak için saat kurmuyoruz artık, parmağını öyle bir gürültülü emiyor ki, yataktan fırlıyoruz elini yutacak diye.



Ve sevenleri için en yeni Eren Doğu fotoğrafları...



"Kırk"ı çıkıyor ve Eren Doğu kırk harami gücünde!

Bugün kırk banyosunu yapacak ve sokağa çıkmaya hak kazanacak.
Babanne ve dedesine gidiyor önce, oradan da amcasına, Efe Demir'in yumurtalarını alacak.

Kırk günün seçme fotoğrafları sevenleri için geliyor...






Süt General!



Bugün 14 Mart, sütgeneral Eren Doğu tam 40 günlük oldu.
Anne sütü emiyor, uyuyor, kalkıyor, gözlerini Usta Yoda gibi pörtletip etrafa bakıyor.
Bir de umursamaz bir şekilde hazır bez katlediyor.






Cem dayısıyla Hande geldi İstanbul'dan, paşanın kime benzediği de bu fotoğrafla da tescil oldu.

Geceler Uzun, Geceler Uzun...

Hastanede sadece bir gece kaldık ve 3 Şubat Çarşamba öğlen eve döndük.
Telefonla arayan, ziyaret eden, arayıp ulaşamayan herkese çok teşekkürler.
Evdeki ilk gece an'anesini sabaha kadar ayağa dikti.
Ve dün gece de babası 01-07 nöbetindeydi, sütlü çalgılarda annesi de her iki saatte bir konserimize eşlik etti.
Anlayacağınız gündüz külahlı, gece silahlı bir eşkıya.